VODAFONE, TÜRKİYE'DEKİ 10. YILINI 4.5G YATIRIMI İLE TAÇLANDIRACAK
Türkiye’nin Dijital Dönüşümü’ne liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yapılan frekans ihalesinde yaptığı yatırımla Türkiye yatırımlarını 16,5 milyar TL’ye çıkardı. 800 MHz bandında 390 milyon avro ile en yüksek teklifi veren Vodafone, bu bantta en etkin ve değerli A1 blokunu alırken, 900 MHz’de B2, 1800 MHz’de C3, 2600 MHz’de ise E2 ve F2 bantlarının sahibi oldu. Vodafone, ihale sürecini ve yatırım hedeflerini Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt’ün evsahipliğinde İstanbul’da düzenlenen bir toplantıyla değerlendirdi.
“Türkiye pazarına güvenimizi bir kez daha gösterdik”
Vodafone Grubu açısından Türkiye pazarının kritik önem
taşıdığını belirten Öğüt, 10 yıldır faaliyet gösterdikleri bu pazara duydukları
güveni bir kez daha gösterme fırsatı buldukları için mutlu olduklarını söyledi.
Öğüt şöyle devam etti: “Vodafone olarak, Türkiye’deki 10. yılımızı yeni ve
büyük bir yatırımla kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Mayıs 2016’da Türkiye
pazarındaki 10. yılımızı kutlayacağız. Nisan 2016 itibariyle ise abonelerimizi
IMT Advanced teknolojisinde en yüksek hız, kalite ve kapsama ile buluşturacağız.
Frekans ihalesi, satın alma ve 3G sonrası Türkiye pazarına yaptığımız üçüncü
büyük yatırım niteliğini taşıyor. İlk günden bu yana başarılarla yazdığımız 10
yıllık tarihimizi böylesine büyük ve anlamlı bir yatırımla taçlandırmanın
sevinci içindeyiz.”
“Türkiye’nin Dijital Dönüşüm’ü hızlanacak”
Frekans ihalesinin Türkiye’nin “Dijital Dönüşüm” sürecini
hızlandıracağına dikkat çeken Öğüt, “Bu ihalenin yapılması önemliydi.
Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için Dijital Dönüşüm vizyonunun
kritik önem taşıdığını ve dijitalleşmenin hayatımızın her alanında
gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu ihaleyi de Dijital Dönüşüm yolunda
atılmış çok önemli bir adım olarak görüyoruz. Yeni frekanslar, ülkemizin
Dijital Dönüşüm sürecini hızlandırarak dijitalleşmede öncü ülkeler arasında yer
almamızda etkili olacak. Frekans ihalesi, hiç kuşkusuz, Türkiye’nin dijital
tarihinde bir dönüm noktası oldu. Bu ihalenin esas kazananının tüm Türkiye ve
elbette tüketicimiz olduğuna inanıyoruz” dedi.
“Türkiye, dijital ekonomi liginde rekabet edecek”
Günümüzde genişbant erişim teknolojilerinin yaygınlığının ve
kullanım yoğunluğunun uluslararası sıralamalarda ülkelerin gelişmişlik
göstergelerinden biri olarak kabul edildiğini ifade eden Öğüt, “Ülke olarak,
katma değerli hizmetler üreten, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma modeline
sahip olmak için ‘bilginin merkezinde’ ve ‘bağlantılı’ olmamız gerekiyor. İçinde
bulunduğumuz ‘internet çağında’ bağlantılı olmanın yegane yolu, genişbant
teknolojilerinin yaygınlaşmasından geçiyor. Bu ihale, ülkemizde önemli bir
ihtiyaç olduğuna inandığımız genişbant atılımının gerçekleşmesinde önemli rol oynayacak.
Yeni frekanslar, yeni yatırımların da önünü açacak ve ek istihdam yaratacak. Genişbant
yatırımı ile Türkiye, dijital ekonomi liginde önemli rekabet fırsatı
yakalayacak. Önümüzdeki süreçte genişbant teknolojileri dijitalleşmenin,
dijitalleşme de ekonomik kalkınmanın ana unsuru olacak” diye konuştu.
“Veri ihtiyacı katlanarak artıyor”
Sadece Türkiye’de değil dünyada da mobil genişbandın mobil
iletişim sektörünün büyümesinin arkasında itici güç haline geldiğini söyleyen Öğüt,
“Türkiye’de mobil internet kullanımının artmasıyla toplam genişbant abone
sayısı 42,9 milyona ulaştı. Cisco verilerine göre, Türkiye'de önümüzdeki 5
yılda mobil veri trafiğinin her yıl ortalama %71 artarak 14 katına çıkacağı
tahmin ediliyor. Bu yükselen veri ihtiyacını karşılamanın tek yolu yeni
frekanslar olacak. Yeni frekanslar, ülkece ihtiyaç duyduğumuz frekans kaynağını
sağlayacak ve ülkemizde hızla artan veriye anında erişim ihtiyacının karşılanmasında
önemli rol oynayacak” dedi.
“Tüketicilerimize en kaliteli hizmeti vermek için ihtiyacımız
olanı aldık”
İhale gününü de değerlendiren Öğüt, şöyle konuştu: “Bu ihaleyi,
karmaşık bir frekans ihalesi olarak değerlendirmek gerekiyor. Türkiye tarihinde
bugüne kadar yapılmış en yüksek frekans tahsisli ihaleyi yaşadık. Gelişen
teknolojiyi iyi kullanarak eldeki frekanslardan maksimum verimi almak önem
taşıyor. Sektörümüzde bir ilk olan bu ihalede biz de Vodafone olarak
ihtiyacımız olan frekansları rasyonel ve optimum bir fiyat/fayda oranı ile
aldık. Bundan sonraki süreçte, elimizdeki bantları birleştirerek çoklu taşıyıcı
ile yüksek hızlara ulaşmak suretiyle tüketicilerimize en hızlı mobil interneti
sunacağız. 4.5G yetkilendirme çerçevemiz doğrultusunda hazırlıklarımıza son
şeklini vererek 1 Nisan 2016 itibariyle abonelerimize en kaliteli hizmeti
sunacağız. 2006 yılından bu yana Türkiye’ye satın alma bedeli, 3G lisans bedeli
ve 4.5G lisans bedeli dahil olmak üzere yaklaşık 16,5 milyar TL’lik yatırım yapmış
bir firma olarak, ülkemizin Dijital Dönüşüm hedeflerine ulaşması yönünde
vargücümüzle çalışmaya ve yatırımlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.”
“Global gücümüzle çıtayı yükselteceğiz”
Öğüt, yeni nesil genişbant teknolojilerde dünya çapında
edindikleri deneyime de dikkat çekerek, “Grubumuz, 30 yıllık tecrübesiyle, 4G
ve üstü teknolojilerin global olarak oluşmasına ve gelişmesine ciddi katkılar
sağlıyor. Bugün 18 ülkede 4G, 5 kıtada ve 12 ülkede ise 4.5G hizmeti veriyoruz.
Ayrıca, 60 ülkede 4G uluslararası dolaşım hizmeti sunuyoruz. 4G ve üstü
teknolojilerin yanı sıra 5G’de de öncülüğümüzü sürdürüyoruz. Vodafone Grubu
olarak, 5G'nin uluslararası standartlarının belirlenmesinde akademik
çalışmaların ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin geliştirilmesine katkıda bulunuyoruz.
Dolayısıyla, son derece güçlü bir deneyime sahibiz ve aldığımız frekanslarla,
bu alandaki global deneyimimizi kullanarak Türkiye’nin her köşesine en kaliteli
4.5G hizmetini sunacağız. Global deneyimimizden aldığımız güçle Türkiye’de de
çıtayı yükselteceğimize inanıyoruz” dedi.
“Yeni nesille uyumlu SIM kartlarımız hazır”
Mobil iletişimin yeni nesline her anlamda hazır olduklarını
kaydeden Öğüt, şunları ifade etti: “Türkiye’de şu anda altyapımız en son
teknolojiye sahip ve 4.5G’ye hazırız. Son 3 yılda 17 bin baz istasyonumuzu
SingleRAN teknolojisiyle yeniledik, fiber altyapımızı 2,5 katına çıkardık.
Dolayısıyla, çekirdek şebekemiz hazır. Diğer yandan, bu alanda dünyanın en
büyük uluslararası dolaşım ağına sahibiz. 60 ülkede 4G uluslararası dolaşım
hizmeti veriyoruz. Türkiye’den müşterilerimiz de Haziran 2014’ten bu yana bu
hizmetten faydalanabiliyor. Abonelerine yurtdışında SIM kart değiştirmeden 4G
hizmeti sunan tek operatörüz. Dolayısıyla, SIM kartlarımız da hazır. Aynı
şekilde, cihazlarımız da hazır; 3G ve 4G’de olduğu gibi 4.5G teknolojisinde de
herkese en uygun cihazların en cazip avantaj ve tekliflerle sunulmasının öncüsü
olacağız.”
“Ses ve veri tek ortamda taşınacak”
Mobil iletişimde yeni bir çağın başlangıcına tanıklık
edileceğini belirten Öğüt, önümüzdeki dönemde ses ve verinin aynı anda aynı
şebekede taşınacağını, 4.5G ile hayatımıza 2G ve 3G'ye kıyasla daha yüksek
aktarım hızları, daha fazla kapasite ve daha çok kalite gireceğini söyledi.
Öğüt, şunları kaydetti: “BTK Başkanımız Fatih Sayan'ın da belirttiği gibi,
oluşacak model ile tek şeritli yol 4 şeritli bir otoban haline gelecek. Özellikle
yüksek veri hızları ve düşük gecikme süreleri sayesinde bilgiye erişimimiz
hızlanacak. Bu teknolojiyle 3G'nin en az 10 katı hızlara ulaşacağız. Şu anda
100 milisaniye civarında olan gecikme süresi 4.5G teknolojisiyle yaklaşık 10
milisaniyeye düşecek. 4.5G teknolojisi ayrıca, daha güvenilir bir altyapı
sunacak ve spektrum genişliği de daha fazla olacak” dedi.
“5G’ye geçiş kolaylaşacak”
Yeni frekanslarla birlikte 5G’nin de önünün açılacağına
dikkat çeken Öğüt, “5G teknolojisiyle birlikte, gecikme süreleri ciddi biçimde
kısaltılarak yeni nesil makinelerarası iletişim uygulamaları hayata
geçirilebilecek. Geleceğin dijital dünyasında tek dokunuşla bilgiye
ulaşabileceğiz. Mesafeler önemini yitirecek. Teknoloji insanlara umut verecek.
Hayat her zaman her yerde çok hızlı ve kesintisiz akacak. Tüm dünyada 5G
standartlarının oluşmasına öncülük eden bir operatör olarak, bu alandaki
deneyimimizi Türkiye’ye taşıyacak olmanın heyecanını yaşıyoruz.”
“Ulusal genişbant politikasına öncelik verilmeli”

Leave a Comment